Bir okulun değil, bir düşünme biçiminin mirası
ODTÜ matematik geleneği; sezgiyi, ispatı ve merakı merkeze alan bir öğretme kültürüdür. Derslerimin omurgasını bu yaklaşım oluşturur.
Matematiği bir dil gibi öğretmek
ODTÜ Matematik Bölümü'nde öğrenilen en değerli şey, bir teoremin nasıl çözüleceği değil; neden öyle olduğunu sorgulama alışkanlığıdır. Bu gelenek, öğrenciyi bilginin pasif alıcısı değil, üreticisi yapar.
Ben de derslerimde bu mirası sürdürüyorum: kuralları dikte etmek yerine, öğrencinin kendi keşfetmesine alan açıyorum. Bu yüzden öğrencilerim sınavda gördükleri yeni bir soru tipinden korkmazlar; çünkü ezber değil, düşünme öğrenmişlerdir.

Bu geleneği sınıfa taşıyan dört ilke
Önce Sezgi, Sonra Formül
Bir kavramı önce hissettirir, formülü ondan sonra inşa ederiz. Böylece bilgi kalıcı olur.
İspat Kültürü
Neden doğru olduğunu görmeden hiçbir kuralı kabul etmeyiz. Matematik bir ezber değil, bir gerekçelendirmedir.
Problem Odaklı Düşünme
Sorular yalnızca çözülecek alıştırmalar değil; düşünmeyi öğreten araçlardır.
Bütüncül Bakış
Konuları kopuk başlıklar olarak değil, birbiriyle konuşan bir sistem olarak öğretiriz.
“Matematik öğretmek, doğru cevabı vermek değil; doğru soruyu sormayı öğretmektir.”
Seyit Yalçın
Bu yaklaşımı derslerde deneyimleyin
Video derslerime göz atın ya da birebir çalışma için iletişime geçin.
